
Durum
Winguard; yapay zeka, matematiksel modelleme ve tarihsel verileri kullanarak müşterilerine veri tabanlarıyla çalışma ve bahis borsaları aracılığıyla spor etkinlikleri ticareti konularında eksiksiz çözümler sunan bir BT şirketidir.
Şirket sahipleri, vergi ve hukuk planlaması amacıyla tarafımıza başvurmuştur. Katılımımızın temel amacı, holdingin yapılandırılması ve Avrupa bankalarında hesap açılmasıydı.
Buna ek olarak; yeni pazarları fethetmek için stratejik bir plan geliştirilmesi ve hem özel hem de kurumsal yatırımcıları çekebilmek adına şirketin tüm yasal ve yatırım kriterlerine uyumlu hale getirilmesi gerekiyordu.
Bu hedefe ulaşmak için şirketin radikal bir şekilde yeniden konumlandırılması ihtiyacı doğmuştur.
Zorluk Neydi?
Şirket, bahis sektörü gibi katı düzenlemelere tabi olan, karmaşık ve kapalı bir niş alanda faaliyet göstermektedir. Bu alan, genellikle kumarhaneler ve şans oyunlarıyla ilişkilendirilmektedir.
Avrupa bankalarının çoğu, doğrudan kumar dünyasıyla bağlantılı olmasalar bile bu tür şirketlerle iş birliği yapmaya sıcak bakmamaktadır. Bankalar için bu sektör; değerli taş ticaretiyle benzer düzeyde, yüksek para aklama riski taşıyan bir bölge olarak kabul edilir.
Şirket doğrudan klasik bahis faaliyetleriyle bağlantılı olmasa da, kamuoyundaki algı nedeniyle yine de bu alanla ilişkilendirilebilirdi. Bu sebeple, şirketin pazarda doğru şekilde konumlandırılması özel bir önem taşımaktaydı.
Görevler
- Vergi ve hukuk planlamasının gerçekleştirilmesi;
- Bir Avrupa şirketinin kurulması ve yapılandırılması;
- Farklı pazarlara giriş için stratejik planın hazırlanması;
- Avrupa Birliği ve diğer ülkelerde banka hesaplarının açılması;
- Hem klasik araçlar hem de kripto paralarla çalışacak özel bir yatırım fonunun oluşturulması;
- Özel ve kurumsal yatırımcıların çekilmesi.
Çözüm
İlk aşamada, müşteriye yargı yetkisinin (jurisdiction) değiştirilmesini önerdik. Şirketin faaliyetlerinin yasal olarak izin verildiği ve buna bağlı olarak bankaların iş birliğine karşı çıkmayacağı uygun bir ülkenin seçilmesi gerekiyordu.
Temel kriterler şunlardı:
- Ülke, Avrupa Birliği üyesi veya ortağı olmalıydı;
- Sermayenin diğer AB ülkelerine yeniden yatırılması zor olmamalıydı.
Tam analiz ve vergi planlaması sonucunda seçim Andorra üzerinde yapıldı.
Neden Andorra?
- Andorra, Avrupa’daki en düşük vergi oranlarından birine sahiptir;
- Hesap açma süreci zorlu ve uzun sürse de, tüm bankalar uluslararası itibara sahiptir;
- Coğrafi olarak avantajlı bir konumdadır — ülke, İspanya ve Fransa arasında yer almaktadır;
- Avrupalı şirketlerin büyük bir kısmı burada kayıtlıdır ve AB ülkelerine yapılacak müteakip yatırımlar basit bir prosedürdür.
Bir sonraki aşamada, şirketin doğru bir şekilde “paketlenmesi” ve konumlandırılması sürecine geçtik. Şirket belirli bir ölçüde bahis sektörüyle bağlantılı olsa da, temel ürünü matematiksel modelleme kullanan yapay zeka tabanlı bir algoritmaydı.
Bu fikir doğrultusunda, Winguard’ı veri analizi yazılımları üreten bir BT (IT) şirketi olarak sunduk.
Yapılan analizler sadece spor bahisleriyle sınırlı değildi; çeşitli platform ve pazaryerlerindeki her türlü ticari işlemi kapsıyordu. Bu tür platformlarda kullanıcı sayısı oldukça fazladır; Winguard’ın algoritması kullanıcılara sonuçlarını iyileştirmede, platformlara ise kullanıcı trafiğini artırmada yardımcı oluyordu.
Bu doğru konumlandırma sayesinde bahis sektörüyle olan bağlantı dolaylı hale geldi ve bu durum bankacılık ilişkilerindeki riskleri önemli ölçüde azalttı.
Hesap açılışı için Andorra’nın en prestijli bankalarından biri olan ve kısmen Morgan Stanley Corporation tarafından yönetilen Mora Bank’ı tercih ettik.
Sonuç
- Şirket kimlik tespiti için gerekli belgelerin hazırlanması ve sunulması süreci 6 ay sürdü ve başarıyla sonuçlandı;
- Şirket kurucularının finansal kaynaklarının yasal kökeni (son 6 yıla ait verilerle) onaylandı;
- Yabancı yatırım yapma ve Betfair platformuna fon aktarma izni alındı;
- Hem kripto paralar hem de klasik borsa araçlarıyla çalışacak olan yatırım fonunun kurulması için konsept ve aşamalı plan geliştirildi.
Winguard analitik şirketine ait bu proje, bir işletmenin KYC (Müşterini Tanı) prosedürlerinden geçerken ne tür zorluklarla karşılaşabileceğini ve bu engellerin nasıl başarıyla aşılabileceğini açıkça göstermektedir.
Bankacılık spesifikasyonları ve risk yönetimi mekanizmaları konusundaki bilgimiz ile Laduchi Consult’un finansal kurumlarla iş birliği yönündeki deneyimi, müşterilerimiz için en kısa sürede istenen sonuçlara ulaşmamızı sağlamaktadır.